Derince Araştırma Hastanesinde Mantar Zehirlenmesi Eğitimi Yapıldı


mantar-zehirlenmesi-2

Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hasta Okulu’nun ocak ayı programının ikinci eğitimi olan “Mantar Zehirlenmesi” konulu eğitim 22 Ocak 2013 tarihinde Acil Tıp Uzmanı Dr. Hüseyin Cahit Halhallı’nın sunumuyla hastanemiz konferans salonunda gerçekleştirildi.

Eğitimde; mantar nedir, mantar zehirlenmesi nedir, mantar zehirlenmesinin belirtileri nelerdir, nasıl teşhis edilir, zehirlenmenin tedavisi var mıdır, nasıl korunmalıyız, kültür mantarı zehirler mi ve mantar almanın püf noktaları konularına yer verildi.

Mantarlar fotosentez yapamayan parazit ya da çürükçül olarak yaşayan canlılardır. Bitkiler aleminden ayrı bir canlı grubudur. Mantarlar yedek besin maddesi olarak glikojen, yağ ve bazen de mannitol depo ederler, nişasta bulunmaz. Yani yapısı bitkisel gıdalardan çok hayvansal gıdalara benzer diyerek mantarı tanımlayan Uz. Dr. Hüseyin Cahit Halhallı, mantar zehirlenmesini anlatarak konuşmasına devam etti.

“Mantar zehirlenmesi doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak çiğ veya pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi bir zehirlenmedir. Özellikle ilk bahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu mevsimlerde görülür. Ülkemizde doğal alanlarda yetişen zehirli mantarlar mevcuttur. Ülkemizdeki mantar zehirlenmelerinin en önemli kaynağı Amanita Phalloides denilen beyaz renkli, şapkalı ve 5-10 cm boyundaki mantardır. Ürettiği amatoksin ağır karaciğer, böbrek ve beyin zedelenmesi yapabilir ayrıca pişirmeye ve donmaya dayanıklı olup ölümlerinde %90’ından sorumludur.

Zehirlenme belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre değişir. Belirtiler bazı mantar türlerinin yenmesinden 2 saat sonra, bazı mantar türlerinin yenmesinden ise 6 saat sonra ortaya çıkabilir. 2 saat gibi kısa süre içinde zehirlenmeye sebep olan mantarların yenmesi durumunda; sersemlik, uyuklama, düşük tansiyon, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, nabız artışı, bulantı kusma ve terleme görülür. İçinde bulunan zehirli maddelere göre 6 saat sonra gelişebilecek zehirlenme belirtileri ise; bulantı, kusma, ishal, ateş, karın ağrısı, karaciğer ve böbrek bozuklukları gibi belirtilerdir. Bunların sonucunda koma ve ölüm söz konusu olabilmektedir.”

Tedavisi var mıdır?

Zehirlenmeler konusunda 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nden bilgi alınabilir. Mantar zehirlenmelerinin tedavisi genel olarak zehirlenme bulgularına yönelik yardımcı tedavilerdir. Mantar zehirlenmelerine özgü bir antidot yoktur. Yardımcı antidotlar kullanılır. Hasta kusturulmaz, mide 1 saat içinde yıkanır, aktif kömür verilir. Amatoksin içeren mantar yeme kuşkusu varsa zehirlenme belirti ve bulgusu olmayan hastalar en az 24 saat hastanede gözlem altında 24-72 saat süreyle karaciğer ve böbrek işlev testleri ölçülerek izlenir.

Nasıl korunmalıyız?

Mantar zehirlenmeleri çok basit bir şekilde önlenebilecek zehirlenme tipi olup zehirlenmenin engellenmesindeki tek çare doğal alanlarda yetişen mantarların kesinlikle yenmemesi, bunun yerine kültür mantarlarının tercih edilmesidir. Ancak pazarlarda ve sağlıksız koşullarda satılan kültür mantarlarından uzak durulmalıdır.

Mantar alırken dikkat etmemiz gerekenler; mantar parlak rengini ve canlılığını yitirmemiş olmalı, nem içermeli ama küf kokusu olmamalı, taze görünümlü, sıkı dokulu, temiz ve tombul olmalı, pörsümüş ve üzerinde yumuşak doku oluşmuş mantarlardan uzak durulmalı, bekledikçe mantarın rengi koyulaşır bu sebepten açık renk olan mantarlar tercih edilmeli ve kahverengi karton ya da bez torbalar ile cam kaplarda buzdolabında saklanmalı.

Yoğurtla yenen mantar zehirlemez, pişirilen mantarda zehir yok olur, sirkeli ya da tuzlu suda kaynatınca mantarın zehri gider, çayırlarda yetişen mantarlar zehirli değildir, mantar koparıldığında rengi değişmezse zehirsizdir, mantarın iç kısmı mavileşirse mantar zehirlidir gibi doğru zannedilen bilgiler kesinlikle yanlıştır.

Mantar zehirlenmeleri konusunda katımcılardan gelen soruların cevaplandırılmasıyla eğitim sona erdi.

Hasta Okulu Şubat ayı programının eğitimi “Menopoz Öncesi ve Menopoz Sonrası Kanamalara Yaklaşım” konulu olup, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Ahmet Kale sunumuyla 19 Şubat 2013 tarihinde, 12.30-13.30 saatleri arasında hastanemiz konferans salonunda gerçekleşecektir.

Tüm halkımız davetlidir.





Benzer yazılar

Cevap yazın

Yukarı çık