Öykü yarışması sonuçlandı


192 eserin katıldığı öykü yarışmasında birinciliği 19 Mayıs Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ali Hakan Kişioğlu, ‘Yarım Kalem’ adlı eseriyle kazandı

Öykü yarışması sonuçlandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Bir Kare Öykü’ yarışmasının sonuçları açıklandı. ‘Öğretmenlerin Albümünden, Öğretmenlerin Kaleminden’ sloganıyla gerçekleştirilen yarışmada Kocaeli genelinde eğitim veren öğretmenlerden fotoğrafla desteklenen bir öykü anlatması isteniyordu.

‘YARIM KALEM’ BİRİNCİ OLDU

192 eserin katıldığı yarışmada birinciliği 19 Mayıs Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ali Hakan Kişioğlu ‘Yarım Kalem’ adlı eseriyle kazandı. Yunus Emre Anaokulu Okul Öncesi Öğretmeni Müjde Yanık ‘Umut’ adlı eseriyle ikinci olurken ‘Kesekâğıdındaki Dualar’ adlı eseriyle Değirmendere Uğur Mumcu İ.Ö.O. Beden Eğitimi Öğretmeni Özgür Yalnızca üçüncü oldu.

TOPLAM 7500 TL ÖDÜL

Mansiyon ödüllerini ise ‘Yedi Renk’ adlı eseriyle Akçakoca İ.Ö.O. Türkçe Öğretmeni Fulya Top, ‘İzzet’ adlı eseriyle Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Erdem Yıldırım ve ‘İlk Eserim’ adlı eseriyle Suadiye İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Asiye Şahin kazandı. Yarışmada birinciye 3000, ikinciye 2000, üçüncüye 1000 ve mansiyon kazananlara da 500’er TL para ödülü verilecek.

ÖDÜL PROGRAMI SDKM’DE

Yarışmada dereceye girenler ödüllerini yarın (24 Kasım Çarşamba) saat 19.00’da Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde (SDKM) yapılacak olan Öğretmenler Günü Özel Programı’nda alacak. ‘Eğitim Tarihinden Kesitler’ fotoğraf sergisinin de yer alacağı programa şair, tiyatrocu, araştırmacı ve yazar Sunay Akın da katılacak.

ESERLER 3 TURDA DEĞERLENDİRİLDİ

Öte yandan yarışmanın jüri üyeliğini Kocaeli İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Kazım Kurtoğlu, Eğitim Müfettişleri Başkanı Şerif Karataş, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri Ali Yeşil, Mustafa İbiş ve Ayşe Gürel ile Büyükşehir temsilcileri Mehtap Kelav ve Kenan Göçer yaptı. Seka Park Otel’de 2 gün boyunca toplanan jüri üyeleri ilk olarak tüm eserleri tek tek okuyarak oy birliği ile ön elemeye tabi tuttu. 2. tura geçmeye hak kazanan 30 eser, puanlama usulü ile anlatım, kurgu, ileti ve fotoğraf ile eser arasındaki ilişki kriterleri çerçevesinde 11’e düşürüldü. Daha sonra yapılan değerlendirmede ise jüri üyelerin verdiği puanların ortalaması alınarak dereceye giren eserler belirlendi.

Dereceye girenler ve eselerleri:
1. Ali Hakan Kişioğlu / Yarım Kalem

19 Mayıs Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

2. Müjde Yanık / Umut

Yunus Emre Anaokulu Okul Öncesi Öğretmeni

3. Özgür Yalnızca / Kesekâğıdındaki Dualar

Değirmendere Uğur Mumcu İ.Ö.O. Beden Eğitimi Öğretmeni

Mansiyonlar:

  • Fulya Top / Yedi Renk

Akçakoca İ.Ö.O. Türkçe Öğretmeni

  • Erdem Yıldırım / İzzet

Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesi Türk Dili Edebiyatı Öğretmeni

  • Asiye Şahin / İlk Eserim

Suadiye İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni

BİRİNCİ OLAN YAZI

YARIM  KALEM

Sustu,  cevap  vermedi.  Çocukken  babasının  karşısındaki  mahcup  kızarıklıkla  çevirdi  yüzünü. Kahvehanedekilerden  biri :

— İrfan  be ! Yabancı  dille  yazmışsın,  Türkçe  yaz  da  vatandaş  anlasın !

Anlamadan,  bilemeden,  yazının  altındaki  örtüyü  kaldırıp  kara  yazgısını  görmeden  alay  ettiler   onunla.  Elli  yaşlarındaydı  İrfan.  Toplumun  bağrına  bir  bayrak  gibi  dikip  üniversiteye  gönderdiği  oğlu  tek  varlığıydı.  İnşaat  ameleliği  dışında  çöplerden  satılabilir  nesneleri  toplayıp  oğlu  Yusuf’a    can  suyu  oluyordu.

Kahvehanenin  çevresindeki  insanlar  İrfan’ın  ekmek  teknesini  çöp  konteyneri  sanıp  çöplerini    kahvehanenin  karşısındaki  duvara  yığıyorlardı.  Kahvehane  sahibinden  “ fırçayı”  yiyen  İrfan  boya    fırçasını  kapmış  ve  duvara  “ Çop  koma  yastı”  diye  yazmıştı.  Ertesi  gün  duvar  önünde  kalabalık-   laşan  gülüşme  ve  yorumlardan  anladığı  kadarıyla  yanlışını  “ Çöp  komak  yasatı”  diye  daha  anla-   şılır (!)  hale  getirmişti.  Bu  defa  gülüşmelere  aşağılamalar  da  eklenmiş  İrfan’ın  mahcubiyetine     kırgınlık  ve  öfke  de  bulaşmıştı.  Bu  eğlenceye  çevresi  de  katılınca  bir  kovada  kireci  suyla  karış-    tırıverdi.  Fırçayı  daldırıp  duvara  doğru  uzattı.  Yanlış  yazısıyla  talihsiz  yazgısı  arasından,  bir  an   çocukluğuna  baktığını  farketti.

Bir  yarıyılda  yarım  kalan  ilkokul  günlerini,  yazma  hasretiyle  saklayıp  Yusuf’a  bir  bayrak  gibi    teslim  ettiği  yarım  kalemini  hatırlayıverdi. Attığı  hiç  bir  adımı  beğendiremediği  babasının  hüküm-  leriyle  soğuk  banyoda  geceleme  infazlarını,  elinden  alınan  ağlama  yetkisini  hatırladı.

Alkol  kokan  bir  baba  nefesinden “ Kes  zırlamayı” , “ Bu  çocuk  adam  olmaz”, “ Okuyacak  da  ne   olacak”  çeşitlemelerinin  ruhundaki  kırbaç  izlerini  hatırladı.

Sonra  hızlandı  hatıralar…

Önce  hiç  kazanamadığı  babasını,  sonra  annesini;  Yusuf  on  dört  yaşındayken  eşini  kaybedişini    gözlerinin  buğusunda  yeniden  gördü.

Cahildi  İrfan  ama  irfanını  kaybetmemişti.  Anlayabiliyor,  hissedebiliyor  ve  oğlunu  seviyordu.     Yusuf  öğretmen  olacaktı… Elindeki  yarım  kalemle  tam  bir  adam  olacaktı.

Yanaklarından  süzülen  yaşla  uyandı.  Gözyaşlarını  yanağına;  yarına  olan  umudunu  yüreğine  akıta  akıta  insanları  etkileyen (!)  yanlışını  sildi. Fırçayı  bir  daha,  bir  daha  kireçli  suya  daldırdı.   Oğlunu  sınıf  tahtasını  silerken  hayal  ederek  sürdü  fırçayı  duvara.  Öğrencilerine  doğruları  öğret-  sin,  doğruları  doğru  yazdırsın  diye  Yusuf’un  hayatına  temiz  ve  beyaz  bir  yer  açtı.

Gülümseyen  yüzünü de bir  gül  niyetine  oraya  bıraktı.

Ali Hakan Kişioğlu

19 Mayıs Lisesi

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni





Benzer yazılar

Cevap yazın

Yukarı çık