Sunay Akın: Karanlığı aydınlatın


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Kocaeli 3. Kitap Fuarı’na katılan şair ve yazar Sunay Akın muhteşem bir gösteri gerçekleştirdi. Uluslararası Fuar Merkezi’nde kitapseverlerle buluşan Sunay Akın, gösteri sonunda kendisini alkışlayanlara, “Asıl alkışlanması gerekenler bu fuarı düzenleyenlerdir. Onlar olmasaydı sizlerle buluşamazdık” dedi. Sunay Akın söyleşi öncesinde okurları için kitaplarını da imzaladı.

KARANLIĞI AYDINLATIN

Anlattığı hikâyelerle hem güldüren hem düşündüren Sunay Akın’ın gösterisine kitapseverler büyük ilgi gösterdi. Kalabalık bir dinleyici grubunu karşısında gören Sunay Akın, “Ben sizlere ne diyebilirim ki, siz kitap fuarına gelmiş, kitap dostu insanlarsınız. Gidin ve karanlığı aydınlatın” diye konuştu.

MUHTEŞEM SÖYLEŞİ

Söze Bağdat ile başlayan Sunay Akın, dinleyicilere Bağdat ile ilgili deyimleri sordu. En ünlü sözlerden birinin ‘Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz’ olduğunu söyleyen Sunay Akın, burada geçen ‘ana’ kelimesinin yanlış bilindiğini, aslının ise ‘aney’ olduğunu kaydetti. Ana’nın Bağdat’a giderken bir uçurumun ismi olduğunu anlatan Sunay Akın, “Bağdat medeniyet, sanat ve kültür anlamında öyle değerli bir kent ki, onunla ilgili birçok deyim var. Örneğin ‘Aşık’a Bağdat sorulmaz’ deriz. Neden sorulmaz çünkü Bağdat ilim ve irfan merkezidir. Aşık bir insana böyle bir yer sorulamaz” dedi.

FATİH’İN ÖNEMİNİ ANLAMAK

Söyleşinin en önemli bölümünde ise Sunay Akın Fatih Sultan Mehmet’e değindi. Fatih’in İstanbul’u fethinin sinirli bir şekilde atını denize sürerken resmedildiğini hatırlatan Sunay Akın, maalesef bu resimlerin okullara asıldığını söyledi. “Oysaki ikinci Mehmet bir kenti için kanalizasyon, hamam ve kütüphanenin gerekliği olduğunu söyleyen önemli bir insandır. Ruhun ancak kütüphanede temizleneceğine inanmış bir padişahtır. Bu bilgiyi bilen toplumla, Fatih’i sinirli bilen bir toplum aynı yere gitmez” şeklinde konuştu.

ABD’DEKİ ÖZGÜRLÜK HEYKELİ KİMİN?

Akın büyük ilgi gören söyleşisinde Sultan Abdülmecit’ten söz etti. Akın, Sultan Abdülmecit’in korumasız bir şekilde halkın içinde gezen mütevazi bir padişah olduğunu ifade etti. Sultan’ın İskenderiye’de bir heykel yaptırmak istediğini ve bir yabancı heykeltıraşa parası taksit şeklinde ödenmek üzere sipariş verildiğini anlattı. Heykeltraş’ın heykeli yapmaya başladığını ve ilk iki taksitin ödendiğini kaydeden Akın, bu noktada dinleyicilere son derece önemli bir bilgiyi aktardı. Akın, “Sultan Abdülmecid ölünce heykeltıraşa ödeme yapılamadı. O da bu heykeli bitirerek kendisine heykel siparişi veren Amerikalılara verdi. Siz ABD’deki Özgürlük Heykel’inin Amerikalıların mı olduğunu sanıyorsunuz. O heykelin ilk iki taksitini biz ödedik. Bize borçlular” dedi. Akın, Sultan Abdülmecit’in düşündüğü heykelin maketini de izleyenlere göstererek, “Sultan heykelin sırtının batıya, yüzünün ise doğuya dönmesini istedi. Avrupalılara böylece sadece güneşin değil, medeniyetin de doğudan yükseldiğini anlatmak istedi” dedi.

NUH’UN GEMİSİ AYAĞIMIZIN ALTINDA

Akın, gösterisinin son bölümünü Nuh’un Gemisi’nin nerede olduğu tartışmalarına ayırdı. Akın, “Nuh’un Gemisi Çatalhöyük’tedir, oradaki yazıtlardadır. Hatta bizim ayakkabı boyacılarının sandığındadır. Yani Nuh’un Gemisi ayağımızın altında, görmesini bilene” diyerek alkışlar arasında söyleşini tamamladı.

ALKIŞLMANMASI GEREKENLER FUARI DÜZENLEYENLERDİR

Söyleşinin sonunda kendisini izlemeye gelenlere ve alkışlayanlara teşekkür eden Akın, “Asıl alkışlanması gerekenler bu fuarı düzenleyenlerdir. Onlar olmasaydı sizlerle buluşamazdık” diye konuştu.





Benzer yazılar

Cevap yazın

Yukarı çık